Havaalanında bebeğiyle mahsur kalan her annenin aklına gelebilecek 8 soru

-

Geçtiğimiz hafta sonu 2 gece 3 gün Kıbrıs’a kaçmak istedik. Zaten çok yorgunduk, bu tatili haketmiştik. Fekat gelin görün ki talihsizlikler birbirini kovaladı ve en sonunda sabah 10:10’da binmeyi planladığımız uçağa binememiş bulunduk.

Bir sonraki uçak akşam saat 19:00’daydı ve biz tam 9 saat boyunca Atatürk Havalimanı’nda bir bebekle pusetsiz kalakaldık.

İnanın benim yerimde olsaydınız sizin de aklınıza gelebilecek mevzuları belgelemeye çalıştım 🙂

1. Acaba kafedeki koltuğa yatırsam yere yuvarlanır mı? 

Pusetiniz yoksa bebeğiniz öyle uykusunu ya kangruda uyuyacak -yani kucağınızda- ya da ona yatacak bir yer bulacaksınız. Artık idare edin, bu sorunlarınızın küçük olanlarından.

2. Öğle yemeğinde Burger King mi Sbarro mu Popeyes mı yedirsem? 

Düşünün ki koca havaalanında doğru düzgün sağlıklı yemek yenebilecek bir yer yok. Tamam, havaalanı tanım itibariyle “hızlı yemek” yenmesi gereken bir yer ama hızlı yemekle fast food aynı şey değiller. Aklınızda bulunsun, çocuğunuzla doğru düzgün yemek yenebilecek tek yer Simit Sarayı. Şaşırdınız değil mi? En azından bir köfte çıkartıyorlar, bi ıspanaklı börek var. (sebze niyetine!) Kimbilir-hangi-yağda-kızarmış-genetiğiyle-oynanmış-soslu-şeylerden değil.

3. Bunları puset yerine kullanabiliyoz mu?  

Pusetsiz hayat zor, bebeler düşmeyecekse alternatif yolları denemekte fayda var.

4. Bebeği oyalamak için oyuncakçıya gitsem, evde yüzlerce olan oyuncaklardan satın almak zorunda kalır mıyım?  

Biz almak zorunda kalmadık, ama sizi bilemem.

5. Bu kontuar ne zaman açılacakkk?!

Yaklaşık dört saat içinde bu soruyu kendinize soracağınıza eminim. Surat ifadeniz de yukarıdaki gibi olacak – aşağı yukarı.

6. Öbürünü puset niyetine kullanabiliyorsam, bunlar neden olmasın 🙂

Gümrükten geçtikten sonra el bagajlarını taşımanız için bu minnoş trolleylerden yapmışlar. Bebeğiniz yeterince küçükse buna da sığabiliyor.

7. Acaba bu kalabalıkta kaç milyon yüz bin çeşit mikrop var?  

Defalarca soracağınız tek soru bu olsa gerek.

8. Acaba tatili biraz daha uzatsak mı?  

Bu soruyu havaalanında değil de, varınca soracaksınız kendinize. Keza 3 günlük tatilin ilk gününü kaçırdıktan sonra sahile vardığınızda iç geçirecek ve düşüncelere dalacaksınız 🙂

Bonus: Bu sandıkları kim sayıyor?

Eğer dış hatlar terminaline seçim arefesinde geldiyseniz yukarıdaki “seçim sandıklarıyla” elbet karşılaşacaksınız. Ve o zaman aklınıza “acaba havaalanının trafosuna kedi kaçar mı” “bu sandıklarda yeterince sandık görevlisi var mı” gibi sorular elbet düşecek. Ama ümidimiz o ki, gelecek seçimlerde değil, sadece bu seçimde düşecek.

[line]

Unuttuğum bir şey var mı? Havaalanında bebeğinizle gezerken sizin kafanızdan neler geçiyor?

Sevgiler,

D.

Share this article

Recent posts

Popular categories

1 COMMENT

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Recent comments